25 Mayıs 2009 Pazartesi
IBM 486
teknoloji özürlü ama iyi niyetli bir ailenin evladı olarak, anadolu lisesini kazandıktan sonra peder söz vermişti bilgisayar için. hazırlık sınıfını geçince , alındı bilgisayarım. daha doğrusu sanırım 15 tatilde alındı. neyse efendim sene 1995. düşünün fifa 96 yok henüz. birde açık söyliyim aileme bok attımda bende çok farklı değildim. böyle bilgisayar oyunu falan bilmem çok. bilgisayarın işletim sistemi windows 3.1. lan şaka gibi zamanlar. büyük bir sırrımı itiraf ediyorum, ilk 1 ay sadece painte resim çizdim. ha zaten ailemde psikopattı, yaza kadar oyun almamışlardı. neyse yaz geldi, oyun geldi. bu arada oyun dediysem gözünüzde büyümesin fazla disket zamanının sonu, cd zamanının başı. mesela fifa 96 güzel çalışmıştı ama 97 çalışmamıştı. neyse efendim işte böyle o bilgisayara birde modem falan alip internet bağlantısı olayına girmiştik. bu arada ergenliğe girildiği için bünyede inceden bir sapıklık ve çıplak kadın merakı vardı. ama bu ihtiyaçları karşılayacak donanım yoktu. şimdiki çocuklar buna gülerler sanırımda güzel ve çıplak kadın görmek şimdiki kadar kolay değildi. birde böyle yaş 13 14 falan, böyle fotosu arancak ünlüler hakkındada bir bilgim yok. o zamanki arama motoru yahooyu kullanıyordum sanırım. bir "free sex" birde "pamel
a anderson" yazıp aratıyordum. bu arada modem 33k, düşünün 52 k alamamışım. dail up bağlantı, uçağa binsen gitsen amerikaya daha kolay pamelayı görmek. şimdi internetten güzel gadınlara bakarken ara ara gelir aklıma o günler. ha birde bizim ozamanlar kral tv izlerken "mute" tuşuna basmamız vardi, ama şimdiki gençler sanmasınki genç erkek türkücüleri severdik, nez vardı, merve ildenizli metin arolat klibi vardı, ki misal ben o klibi izlerken mute tuşuna basmamış adama selam vermem.
a anderson" yazıp aratıyordum. bu arada modem 33k, düşünün 52 k alamamışım. dail up bağlantı, uçağa binsen gitsen amerikaya daha kolay pamelayı görmek. şimdi internetten güzel gadınlara bakarken ara ara gelir aklıma o günler. ha birde bizim ozamanlar kral tv izlerken "mute" tuşuna basmamız vardi, ama şimdiki gençler sanmasınki genç erkek türkücüleri severdik, nez vardı, merve ildenizli metin arolat klibi vardı, ki misal ben o klibi izlerken mute tuşuna basmamış adama selam vermem.Etiketler: merve ildeniz, metin aralot, oralet, seks
Çanta

la gecenin bu vakti nerden hatırladım bilmiyorum ama en uyuz olduğum şeylerden birisi sırt çantası taşıyamamak. lisede bıraktım okula çanta götürmeyi, sonra bir dahada o çanta bu sırtla kavuşamadı. yani interrail yaptık o ayrı , ozaman ninja kaplumbağ gibi geziyordum, ama mesela istanbulda yillar var belkide sırt çantası sırtımda sokağa çıkmıyorum. neden mi ? bende bu cevabını bilmediğim soru için , uğur dündar ile konuştum. abi bu sonun çözersen sen çözersin dedim, yok efecim ben şu aralar götümdeki beyaz kılları siyaha boyamakla meşgulüm, yaşımı göstermemem gerek dedi. dedim kolay gelsin uğur abi. efendim ne zaman sırtımda bir çanta ile ya da elimde bir poşetle sokağa çıksam, birisi yanıma gelip, kulağıma eğilip usulca naber lan çocuk, ne çanta mal gibi olmussun diyecek zannediyorum. hay allahım ya, sırf bu yüzden laptopumu eve hapsediyorum. oysa ne güzel olur , alsam onuda yanıma , starbuckslar bizim. olamıyor ama malesef. bu bünye bunu kaldıramıyor. üzülüyorum. nerede ne zaman sırt cantası sırtında, ayakkabıları spor, pantolonu bol , kendince havalı bir insan görsem içimde bir yerler sızlıyor sanki. yanına gidip, mal gibi olmuşsun demek istiyorum ama onuda yapamıyorum. hatta itiraf ediyorum, üniversite 1 sanırım gidip sırf daha iyi olacağını düşündüğüm için yandan askılı bir çantaya dünya para vermiştim. la bari okulu bırakıp postacı olaydım. belki kapılar iki kere çalarım , iş çıkardı. neyse işte benim küçük dünyam için bu kadar mutsuzluk çok fazla lan. bir gün beni bir yerde sırtımda çantam ile görürseniz, yanıma gelip çok güzel olmuş diyin.
Etiketler: adam, cool, seks, sırt çantası
Bir Starbucks Macerası
günlük hayatımın ortalama 1 saati en azından starbucksta geçiyor, eğer evden çıkmışsam. eskiden çok takıyordum kafaya çok oldu la bu iş, her gün aynı yerler diye, alıştımda artık. sözde bide içi duble içince yok efendim ibne amerika, yok kapitalizmin gözünü oyayım falan diye sallıyorum, sonra ayılınca gidip bir kahvelerini içiyorum. ha bu arada kahvesini kupada isteyen insanlarada çok gıcık oluyorum. ulan okadar kupa meraklısısın, paraya kıy al kendi kupanı çantana koy. kulağımda mp3 player, elimde bir dergi ya da gazete (uykusuz, penguen, 4 4 2, habertürk eğer rıdvanı görceksem milliyet vb) ki özellikle evde dergi okuyamaz oldum bir şekilde o huzur dolu mekana gidiyorum. neyse 24 mayıs sabahı uyandım. sevgilimle buluşcaktım, evde kimse yoktu, doğal olarak hazır kahvaltı yoktu, dedim ki la gidiyim mecidiyeköy starbucksa bir şeyler yerim içerim , gazetemi okurum. efendim ordaki şubede sanırsın starbuks değil, gecekondu. kocaman küresel sermayesin, göt kadar dükkanın var derler adama. neyse üst kata çıktım pazar sabahı
10 30 suları olmasına rağmen biraz kalabalık var. oturdum gayet cool bir şeyler yerken ,gazeteye göz gezdiriyorum. efendim o sessizliği bozan lanet bir ses, vik vik kadın sesi ve kahkahalar. ha bu arada kadın sesi en sevdiğim sestir efendim, ama onunki cidden kötüydü. aralarında geçen dialogtan anladığım kadarınla çok kısa süredir tanışıyorlar. ha bu arada 1 kadın 2 erkek var masada. yok yok grup sex hikayesi değil. işte neyse kadın karşısında oturana, hoş çocuksun yok mu sevgilin dedi. ahanda dedim grup sex ama malesef olmadı, çocukta efendi bir tipe benziyor, yok dedi mahçup mahçup. aa dedi kadın benim kız kardeşim var gamze boyuda 1 80 , çok güzel kız. şimdi sevgilisi 1 60 olan bir adam olduğum için değilde, insan olduğum için sanırım ilk kadının boyunun 1 80 olmasının ilk söylencek özellik olması saçma geldi. ha adam basket yada voleybol işiyle ilgilenir, yada evde kornişleri takacak birisine ihtiyaç vardır o ayrı. çocuğun cevap daha da garipti " gerçekten mi" . çocukta uzundu baya. neyse efendim böyle kadın , kardeşini ballandıra ballandıra anlatıyordu, çok affedersiniz deyme pezevenk, orospusunu böyle pazarlamaz. ha dedim şimdi diyecek muamelesi çok iyidir, allahtan o konulara girmedi. böyle kadın kardeşini pazarlarken, cep telefonu çaldı. birisinle konuştu önce, sonra gamze'yi versene dedi. kardeşine telefonda karşımda bir çocuk var çok yakışıklı, istanbula döndüğünde seni onla tanıştırcam, şimdi telefonunu veriyorum kaynaşın dedi. şimdi olaya iki açıdan yaklaşcam. 1, la biz ne sapık bir toplum olduk ,ki itiraf ediyorum kadın düşkünü bir adamım, aşk için dağları aşarım, ama böyle salak işleri anlayamadan ölecem. 2 lafım size sevgili erikler. özellikle dişi eriklere. bakın soğunuzla 4 senedir tanışırız, son 1 2 senede samimi olduk, evinizde yatar kalkarım arada , beni çok iyi ağırlarsınız falan. bunlar için çok teşekkürler ama kardeşim biribirini maksimum 1 aydır tanıyan 2 kişiden biri diğerine kız kardeşini veriyor. aman yanlış anlaşılmasın , bacınızda namusunuzda gözüm yok haşa, ama birinizde bir kız getirip, alla buda bizden demediniz bu güne kadar. çok tesüf ediyorum. deniz hayatım yazıyı okudunsa , üzerine alınma. bu benim eriklerle kendi aramda bir mesele, yoksa yerin ayrı bende.
10 30 suları olmasına rağmen biraz kalabalık var. oturdum gayet cool bir şeyler yerken ,gazeteye göz gezdiriyorum. efendim o sessizliği bozan lanet bir ses, vik vik kadın sesi ve kahkahalar. ha bu arada kadın sesi en sevdiğim sestir efendim, ama onunki cidden kötüydü. aralarında geçen dialogtan anladığım kadarınla çok kısa süredir tanışıyorlar. ha bu arada 1 kadın 2 erkek var masada. yok yok grup sex hikayesi değil. işte neyse kadın karşısında oturana, hoş çocuksun yok mu sevgilin dedi. ahanda dedim grup sex ama malesef olmadı, çocukta efendi bir tipe benziyor, yok dedi mahçup mahçup. aa dedi kadın benim kız kardeşim var gamze boyuda 1 80 , çok güzel kız. şimdi sevgilisi 1 60 olan bir adam olduğum için değilde, insan olduğum için sanırım ilk kadının boyunun 1 80 olmasının ilk söylencek özellik olması saçma geldi. ha adam basket yada voleybol işiyle ilgilenir, yada evde kornişleri takacak birisine ihtiyaç vardır o ayrı. çocuğun cevap daha da garipti " gerçekten mi" . çocukta uzundu baya. neyse efendim böyle kadın , kardeşini ballandıra ballandıra anlatıyordu, çok affedersiniz deyme pezevenk, orospusunu böyle pazarlamaz. ha dedim şimdi diyecek muamelesi çok iyidir, allahtan o konulara girmedi. böyle kadın kardeşini pazarlarken, cep telefonu çaldı. birisinle konuştu önce, sonra gamze'yi versene dedi. kardeşine telefonda karşımda bir çocuk var çok yakışıklı, istanbula döndüğünde seni onla tanıştırcam, şimdi telefonunu veriyorum kaynaşın dedi. şimdi olaya iki açıdan yaklaşcam. 1, la biz ne sapık bir toplum olduk ,ki itiraf ediyorum kadın düşkünü bir adamım, aşk için dağları aşarım, ama böyle salak işleri anlayamadan ölecem. 2 lafım size sevgili erikler. özellikle dişi eriklere. bakın soğunuzla 4 senedir tanışırız, son 1 2 senede samimi olduk, evinizde yatar kalkarım arada , beni çok iyi ağırlarsınız falan. bunlar için çok teşekkürler ama kardeşim biribirini maksimum 1 aydır tanıyan 2 kişiden biri diğerine kız kardeşini veriyor. aman yanlış anlaşılmasın , bacınızda namusunuzda gözüm yok haşa, ama birinizde bir kız getirip, alla buda bizden demediniz bu güne kadar. çok tesüf ediyorum. deniz hayatım yazıyı okudunsa , üzerine alınma. bu benim eriklerle kendi aramda bir mesele, yoksa yerin ayrı bende.Etiketler: seks, sex, starbucks
Kaydol: Kayıtlar [Atom]